Turkey

Schneider Electric Web Sitesine Hoş Geldiniz

Web sitemize hoş geldiniz.

Mevcut ürünleri görüntülemek için başka bir ülke seçebilir veya şirket bilgilerine göz atmak için Küresel web sitemize gidebilirsiniz.

Başka bir ülke veya bölge seçin

  • Default Alternative Text

    Haberler

Schneider Electric, enerji ve mobilite alanındaki dönüşüm ile akıllı şehirlerin kurulması için çalışıyor

10/04/2018

  • Schneider Electric, hızla artan nüfus ile birlikte şehirlerde yaşayan nüfusun 2050 yılında 2,5 milyar artacağını ve bunun yönetilebilmesi için yeni nesil teknolojilerin akıllı bir şekilde kullanılması gerektiğini belirtiyor.
  • Mobilite ve enerjinin bu dönüşümde önemli bir role sahip olduğuna inanan Schneider Electric, küresel ölçekte dönüşüm için kurumları yenilikçi teknolojilerle geleceğe hazırlanmaya davet ediyor.


Enerji yönetimi ve otomasyonda dünya çapında uzman olan Schneider Electric, mobilite ve enerji alanında yaşanan hızlı gelişmelerin akıllı şehirlerin inşasında kritik bir rol üstlendiğini ve bu dönüşümde şirketlerin önemli bir sorumluluğa sahip olduğunu vurguluyor.

Artan kentleşme ile birlikte şehirler, sürdürülebilir yaşama koşulları oluşturmak üzere önemli dönüşümlere hazırlanıyor. Enerji ve mobilite, yoğunluğu ve kirliliği artırmaksızın demografik ve ekonomik büyümeyi karşılamak üzere radikal çözümler sunmak için önem taşıyor. Bu çözümlerin doğru şekilde kullanılması ile doğa için maksimum fayda yaratılırken, daha fazla verimlilik ve ekonomik büyüme sunmak mümkün olacak. 4. Endüstri Devrimi ise bu anlamda pek çok fırsat ve avantaj sağlamaya hazır.

Enerji ve mobilite alanlarında meydana gelen dönüşümlerin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Schneider Electric CEO'su Jean-Pascal Tricoire; “Değişen trendler ve gelişen teknoloji kurumlara, kentlerde enerji ve mobilite ile fark yaratma ve bu alanın öncülüğünü yapma şansını sunuyor. Karar vericiler, yenilikçiliği ve yerel hükümetlerde bunu mümkün kılacak yeni düşünme biçimlerini destekleme gücüne sahipler. Her iki alanda, şehirlere ve vatandaşlara maksimum fayda sunabilmek için ise enerjinin ve mobilitenin stratejik ve bilinçli bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Dolayısıyla enerji sektörünün daha temiz, daha dijital ve merkezi olmayan, yine de daha bağlantılı ve müşteri odaklı olan bir sisteme giden yolda hızlanması gerekecek. Dinamik fiyatlandırmayı sağlamak ve düzenleyici paradigmayı tekrar tasarlayarak ağ operatörleri için yeni roller oluşturmak, bu strateji açısından kritik öneme sahip olacak. Öte yandan mobilite sektörü, hizmet ve paylaşım modellerini ve merkezi olmayan enerji kaynakları olarak elektrikli araçlarla (EV) ilişkili yeni kullanımları ve hizmetleri temel alarak yeni iş modelleri geliştirme fırsatına sahip olacak. Şehir planlamacılarının ise erişilebilir genel şarj altyapılarının optimum konumunu tanımlamak için enerji ve mobiliteye ilişkin paydaşların desteğine ihtiyacı var. Bu dönemde tüm paydaşların esnek, açık ve çok hizmetli bir altyapının dağıtımını destekleyerek sorunsuz bir müşteri deneyimini sağlaması çok önemli olacaktır. Schneider Electric olarak bu değişime liderlik etmeyi bir misyon olarak ele alıyoruz” dedi.

Mobilite ve enerji hızla değişiyor
Elektrikli araçlar (EV) daha uygun fiyatlı hale geldikçe bunların, önümüzdeki 10 yılın sonunda yeni araba satışlarının neredeyse üçte birini oluşturacağı tahmin ediliyor. Paylaşımlı araç kullanım trendi dalgalanmaya devam ederken, 2030 itibariyle dünya çapında %4 artışla, yolculukların %25'inden fazlasının bu şekilde yapılacağı öngörülüyor. Bununla birlikte bu gelişmeler güçlü bir değişimin ilk adımları, yakın zamanda Sürücüsüz (Otonom) araçlar (AV) ve ticari EV filoları gündelik yaşamın birer parçası olacak. AV'ler kişisel kullanım için içten yanmalı motorlara sahip araçlardan kilometre başına çok daha az -%40'a kadar- maliyete sahip olacak ve trafik yoğunluğunu ve kazalarını da azaltabilecek.

Öte yandan yenilenebilir teknolojiler ve depolama teknolojileriyle, nihai müşteriler için oluşturulan, depolanan ve daha yakından dağıtılan enerjiyle, daha temiz ve artan dağıtılmış enerji sistemlerine doğru küresel bir evrim gerçekleşiyor. Bununla birlikte yakın zamanda dijitalleşme, müşterilerin ve elektrik sistemi operatörlerinin elektriğin nerede, ne zaman ve nasıl kullanıldığını ve yükselen yeni iş modellerini kontrol etmelerini sağlayacak. Yeni ve daha fazla enerji kullanımı elektrikli hale gelecek, mobilite bu konuda önemli bir role sahip olacak. Birbiriyle bağlantı içerisindeki bu trendler daha akıllı ve sürdürülebilir şehirler yaratma potansiyeline sahip.

Taşımacılığın elektrikli hale gelmesi için yeni bir yaklaşım gerekli
Elektrikli mobilite bugün geniş çapta hava kalitesini iyileştirmenin ve iklimsel hedeflere ulaşmanın bir yolu olarak görülüyor ancak akıllı şehirleşme planlamasında henüz yeterince yer almıyor. EV'ler geleneksel mülkiyetle ve kullanım modelleriyle ilişkilendirilmeye devam ediliyor ve halen sadece araba olarak değerlendiriliyor. Yenilikçi kullanımlar ve akülerle ya da akıllı binalarla entegrasyonla ilişkili hizmetler göz ardı ediliyor veya yeterince incelenmiyor. Şarj istasyonları hala enerji konularına yönelik sınırlı değerlendirmeyle ya da yeterli dijital teknolojiler kullanılmadan, müşteri deneyimini aşırı karmaşıklaştıracak şekilde geliştiriliyor. Ancak bu durum, paylaşılan araç kullanımı ve otonom mobiliteye geçişle birlikte kaçınılmaz olarak değişecek.

Dünya Ekonomi Forumu'nun Bain & Company ile işbirliği ile yayınladığı “Daha Akıllı Kentler için Elektrikli Araçlar: Enerjinin ve Mobilitenin Geleceği” adlı rapor, bu konuya ilişkin 3 temel öneri geliştirmiş durumda.

1. Kapsayıcı ve pazara özel bir yaklaşımı benimseyin
Elektrikli mobiliteyi desteklemek için gereken yatırım ve altyapı bir yerden diğerine önemli derecede değişecektir. Herhangi bir elektrikli mobilite yol haritası belirli bir pazarın üç ana özelliğine göre uyarlanmalıdır: Yerel altyapı ve tasarım; enerji sistemi ve mobilite kültürü ve modelleri. Kentsel, bölgesel ve ulusal politikaların bugünkü yapının ötesine geçebilmesi ve kapsayıcı, yeni bir paradigma yaratmak için tüm paydaşların bir araya gelmesi ve birlikte hareket etmesi önem taşır.

2. Yüksek kullanım oranlarına sahip elektrikli araçlara öncelik verin
Elektrikli taksiler ve toplu taşıma, karbon emisyonlarını azaltmakta önemli bir etkiye sahip olacaktır. Bu tür araçlar kişisel araçlardan daha fazla kullanılır, bu yüzden ticari ve kamu EV filosu gelişimi cesaretlendirilmelidir. Örneğin; Schneider Electric ve BMW, King Mongkut Teknoloji Üniversitesi Thonburi ile birlikte, araç paylaşımı ve kampüs tabanlı elektrikli otobüslerle başlayarak Tayland'da elektrikli araçların kullanımını yaygınlaştırmak için ortaklık gerçekleştiren Bangkok'taki bir şirketler konsorsiyumunun parçasıdır.

3. Mobilite dönüşümüne hazırlanın, kritik şarj altyapısını bugünden oluşturun
EV şarj altyapısı, varış noktalarında ve toplu taşıma merkezlerine yakın olarak geliştirilmelidir. Bu, artan talebe ayak uydurmak, şarj istasyonlarını erişilebilir, kullanışlı ve bulunması kolay hale getirmek ve EV'lerin ticari ve özel pazarlarda benimsenmesini desteklemek açısından önemlidir.

Bugün, Hong Kong'ta yerel hükümet, toplu taşımaya erişmek için de kullanılan popüler bir akıllı ödeme sistemi olan Octopus'a entegrasyon fırsatı sunarak EV altyapısı geliştiricilerini destekliyor. Bu, EV sürücülerine enerji satın almak için kullanışlı ve kolay bir yol sunarken, kamusal şarj istasyonları şebekesinin kullanılabilirliğini sağlayarak, daha fazla insanı EV kullanmaya teşvik etmeyi hedefliyor.

Altyapı — merkezi olmayan üretim, depolama ve akıllı binalar gibi — son şebeke teknolojileriyle birlikte dağıtılmalı ve uçtan uca dijital bir müşteri deneyimi sunarken aynı zamanda akıllı şebekelere entegre edilmelidir. Bu; güvenilirlik, esneklik, verimlilik ve genel sistemin varlık kullanımını arttırmak; CO2 emisyonlarını azaltmak; müşteriler için yeni hizmetler üretmek ve yeni işler oluşturmak gibi son şebeke teknolojilerinin avantajlarını çoğaltacaktır.

Enerjinin ve mobilitenin dönüşümü
Bu üç genel ilke izlendiğinde, mobilite varlıkları ve enerji sistemleri birbirini destekler. EV'ler merkezi olmayan bir enerji kaynağı olarak kullanılabilir ve yeni, kontrol edilebilir depolama kapasitesi ve enerji sisteminin stabilitesi için yararlı bir elektrik kaynağı sağlayabilir. Yönetmeliklerin EV'lerin esnek bir enerji kaynağı olarak kullanılmasına izin verdiği pazarlarda enerji aktörleri, "tekerlekli akü" olarak çalışan arabalarla bu vizyona yatırım yapmaya başladı.

EV sürücülerinin ve filo operatörlerinin, araçların herhangi bir şeyle iletişim kurmasını sağlayarak yol güvenliğini artıran V2x ve akıllı şarj gibi enerji hizmetlerinin üreticisi-tüketicisi olarak rol alabildiği yeni iş modelleri mümkün. Bu yeni enerji hizmetleri, araç sahipleri ve enerji tedarikçileri arasında gelir paylaşımı için, EV'lerin toplam sahip olma maliyetini azaltacak ve pazara nüfuz etmesini hızlandıracak ek fırsatlar oluşturuyor.

Bugün, Berlin, Almanya'daki EUREF Kampüsü'nde EV şarj istasyonları güneş ve rüzgar üretimiyle yerel mikro akıllı şebekeye entegre edilmiş bulunuyor. Mikro şebekenin yapay zekası ve makineden makineye öğrenim kapasitesi EV şarjını etkin biçimde optimize ediyor. Bu sistem, ağ kapasitesini karşılamak için şarj taleplerini kontrol ediyor ve dinamik fiyatlandırmayı temel alarak enerji artı değerini şebekeye geri gönderiyor. Bu durum elektriğin sağlandığı, depolandığı ve potansiyel olarak etkin ve akıllı biçimde geri gönderildiği bir sistem oluşturuyor. Bu bağlamda, kampüsteki tüm yeni inşaatlar sürdürülebilir binalardan oluşuyor ve 2014 yılı itibariyle, EUREF Kampüsü, Alman Hükümeti'nin 2050 iklim hedeflerini şimdiden karşılamış durumda.

Schneider Electric Hakkında
Schneider Electric; Evler, Binalar, Veri Merkezleri, Altyapı ve Sanayi Tesislerinde Enerji Yönetimi ve Otomasyonun Dijital Dönüşümü alanında lider bir firmadır.
100'den fazla ülkede global varlığa sahip olan Schneider, Orta Gerilim, Alçak Gerilim ve Güvenli Enerji alanlarına yönelik Enerji Yönetiminde ve Otomasyon Sistemlerinde tartışmasız liderdir. Enerji, otomasyon ve yazılımı bir araya getirerek entegre verimlilik çözümleri sunarız.
Global ekosistemimizde, gerçek zamanlı kontrol ve operasyonel verimlilik sağlamak üzere en büyük İş Ortakları, Entegratör ve Geliştirici Toplulukları le işbirliği yapıyoruz.
Harika çalışanların ve iş ortaklarının Schneider'i harika bir şirket yaptığına ve İnovasyona, Çeşitliliğe ve Sürdürülebilirliğe olan bağlılığımızın her yerde, herkes için ve her zaman hayatın devam etmesini sağladığına inanıyoruz. Schneider’de buna ‘Life Is On’ diyoruz.
www.schneider-electric.com