Menü içerisinden veya dünya haritası üzerine tıklayarak ülkenizi/bölgenizi seçin *
Country Selector Alternate Image
Haberler

      Bizden Haberler

      28/07/2016

      Schneider Electric Endüstri İş Birimi’nden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Özalp, ST Otomasyon Dergisi’ne Schneider Electric’in Endüstri 4.0 yaklaşımından bahsetti.

      Schneider Electric Endüstri İş Biriminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Özalp ST Otomasyon Dergisi’ne verdiği röportajda Schneider Electric’in Endüstri 4.0 yaklaşımından bahsederken “Endüstri 4.0 yaklaşımının işletmelere gerek tedarik, gerek imalat, gerekse de satış ve satış sonrası süreçlerde rekabet avantajı oluşturacağına inanıyoruz. Bu nedenle uzunca bir süredir ürün ve çözümlerimizin geliştirilmesinde bu teknolojik trendleri esas aldık.” diyerek markanın rekabet alanından bahsetmiştir.
       
      Mehmet Özalp ST Endüstri 
       
      • "Endüstri 4.0" devrimi endüstriyel üretimde neleri vaat ediyor, neleri beraberinde getirecek? 

      Günümüz dünyasında rekabetçi olabilmek için, 2 temel faktör önem kazanmaktadır. Ya yarattığınız katma değer ile rekabetten ayrışacaksınız, ya da hacimli ve verimli üretim ile maliyet avantajı sağlayacaksınız.

      Haberleşme altyapılı cihazlar, akıllı kontrolörler, robotik uygulamalar, nesnelerin interneti, akıllı sensörler, büyük veri, bulut bilişim, siber güvenlik gibi, son 20 yılda yaşanan  teknolojik gelişmeler bugün artık, sanayide değişik süreçlerin kendi içersinde otomasyonundan toplam değerler zincirinin entegrasyonuna imkan tanımaktadır. Bu sayede işletmelerde, tedarik süreçlerinden imalata, satıştan satış sonrasına tüm süreçler gerçek zamanlı olarak, tek bir platform üzerinde izleme, kontrol ve müdahale imkanı sağlayan bir entegrasyon ve süreçlerin optimize edilebilmesinden söz edebiliyoruz.

      Böylece  işletmeler müşteri ihtiyaç ve taleplerine en hızlı bir şekilde, tanımlanan kalite standardlarından sapmadan, daha verimli ve esnek cevap verebileceklerdir. Bu verimlilik ve esneklik sanayide  maliyet ve dolayısı ile rekabet avantajı sağlayacaktır.

      Bu anlamda Endüstri 4.0 Üretim Teknolojileri ile bilişim teknolojilerinin birleşmesinden doğan verimliliktir; konvansiyonel iş süreçlerinin dijital iş süreçlerine dönüşmesidir; ve sadece üretim aşamasını değil, bir işletmenin tedarikten satış sonrasına kadar olan tüm  süreçlerini kapsamaktadır.

      • Türkiye bu yeni devrime nasıl hazırlanmalı? Almanya'da devlet stratejisi olarak geliştirilen bu vizyon ve dönüşüm için Türkiye'de kamu ve özel sektör tarafında neler yapılması gerekiyor? 

      Öncelikle Endüstri 4.0 olarak tanımlanan bu konspetin bir devrim olmadığını -en azından teknolojik anlamda- belirtmek isterim. Bize göre Endüstri 4.0 bir evrimdir. Zira tüm bu teknolijiler uzun yıllardır gerek sanayinin çeşitli alanlarında, gerekse kişisel hayatlarımızda kullandığımız teknolojilerdir. Robotik uygulamalar sanayinin çeşitli alanlarında uzun yıllardır kullanılmaktadır. Gene ethernet tabanlı cihazlar ve bulut bilişim artık endüstirinin ve hayatın her alanında yaygın biçimde yer almaktadır. Kendi üretim döngüsünü optimize eden, verimli, kendi bakım zamanını haber veren, uzaktan izlenebilir makinalar giderek yaygınlaşmaktadır. Tedarik süreçlerini imalat süreçleri ile ilişklendiren yazılım ve uygulamalar bir çok işletmede kullanılmaktadır.

      Yeni olan, ve evrim olarak tanımladığımız oluşum ise, günümüzde müstakil olarak otomatize olmuş tüm bu süreçlerin tek bir çatı altında entegre edilerek optimizasyon imkanının işletme seviyesine çıkarılmasıdır.
      Buradan hareketle, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde rekabet gücü yüksek ülkeler arasında yer alabilmesi için, Türk sanayisinin de yan sanayisi ile, tedarikçileri ile, dağıtıcıları ile bu evrimi geçirmesi son derece önemlidir.

      Bu evrimin yaşanabilmesi için, tüm paydaşların buradan doğacak rekabet avantajı konusundaki farkındalığının artması, bu konuda yapılacak yatırımlar noktasında isteğinin uyanması ve doğal olarak bu yatırımların yapılabilmesi için gerekli koşulların (ülke teknolojik altyapısı, finansal modelleme vb) oluşturulması esastır.

      Endüstri 4.0 evriminin büyük oranda yeni teknolojilerin uygulanması ile gerçekleşeceğini düşünecek olursak, burada en önemli unsurlardan bir tanesi de şüphesiz nitelikli insan kaynağının istihdamı olacaktır. Yeterli sayıda insan kaynağının oluşması için üniversite – sanayi işbirliği son derece önem kazanmaktadır.

      • Schneider'in Endüstri 4.0 yaklaşımı nedir? Endüstri 4.0'a uygun üretim yapan bir tesiste hangi çözümleriniz nasıl bir görev üstlenecek?

      Schneider Electric olarak, endüstri 4.0 yaklaşımının işletmelere gerek tedarik, gerek imalat, gerekse de satış ve satış sonrası süreçlerde rekabet avantajı oluşturacağına inanıyoruz. Bu nedenle uzunca bir süredir ürün ve çözümlerimizin geliştirilmesinde bu teknolojik trendleri esas aldık.  Geniş kapsamlı ekipman verimliliği, işletme ile entegre makinalar ve akıllı fabrikalar ekseninde çözümlerimizi geliştirdik.

      Ethernet tabanlı, önleyici bakım odaklı akıllı mimariler ile karmaşık endüstriyel süreçlerin yönetilmesi alanında Schneider Electric olarak sanayicinin yanında danışman, tedarikçi ve uygulamacı olarak yer almaktayız.

      Teknik anlamda Endüstri 4.0 yaklaşımımızın temelini ethernet tabanlı, siber-güvenli bağlanabilir ürünler oluşturuyor. Hedefimiz ise 2020 yılına kadar 5 milyon IP atanabilir cihazı sistemlere entegre etmek. Bu konuda öncü olacak Hız Kontrol Cihazları, PLC’ler, kontrol panelleri geliştiriyoruz. Örnek olarak 2015 senesinde lansmanı yapılan Altivar Process hız kontrol cihazlarını gösterebiliriz. Altivar Process içerdiği kontrol fonksiyonları ve kendiliğinden bakım özellikleri ile akıllı cihazlara örnek gösterilirken dahili Ethernet ve webserver ile her türlü otomasyon sistemine entegre de edilebiliyor. Bunun yanında e-PAC M580 kontrolör ethernet omurgası ve siber güvenlik özelliğiyle Endüstri 4.0 teknolojilerine öncülük eden ürünlerdendir.

      Temelini ethernet tabanlı ürünlerden alan Schneider Electric Endüstri 4.0 yaklaşımı ile akıllı sistemler ve yazılımlar da büyük önem taşıyor. MachineStruxure ile makinelere, PlantStruxure ile hibrit otomasyon sistemlerine, Foxboro ile de gelişmiş otomasyon sistemlerine yazılım sağlıyoruz. Bu sistemlerin kullanılmasıyla Eurotherm On-line Services örneğindeki gibi dijital bakım platfomlarını oluşturuyor; müşterilerimize uzaktan, kestirimci bakım imkanı sunarak sahada hata oluşmadan fark etme şansını verebiliyoruz.

      • Yeni süreçte ana üreticilerin kendi üretim yazılımlarının hem de onların yan sanayilerinin ve yazılımlarının senkronize çalışması nasıl sağlanacak?

      Söylediğimiz gibi, Endüstri 4.0 rekabet avantajı yaratmak açısından yeni bir yaklaşım. Sanayi, yan sanayi, tedarikçi gibi tüm paydaşlarda farkındalık düzeyi arttıkça, bu konudaki talep de artacak, yazılım firmalarının da buna cevabı hızlı olacak, ve bununla beraber haberleşme protokollerinde ve arayüzlerde standardizasyon oluşacaktır.

      Endüstri 4.0 ile karşımıza çıkacak en büyük zorluk hali hazırda çalışan sistemlerin entegrasyonu ve diğer markaların birbirleriyle çalışabilmesi olacak. Bu konuda Schneider Electric olarak açık kaynak kodlu ve ethernet tabanlı çözümler sağlarken diğer marka ürünlerin kolaylıkla entegre edilebileceği platformlar dizayn ediyoruz. Hedefimiz ise yazılımcıların kolaylıkla kendi uygulamlarını yapabileceği, Android’in kişisel telefonlarda başardığı platformun benzeri Endüstriyel bir platform hazırlamak.

      • Endüstri 4.0 odağında ne tür eğitimler almış bir çalışan var? Nitelikli insan ve çalışan bugünden yarına yetiştirilemeyeceğine göre bu yeni vizyona uygun olarak Türkiye'deki eğitim sisteminde ne tür geliştirmeler yapılmalı?

      Endüstri 4.0 evriminde önem kazanan 2 yetkinlik var. Birincisi donanım, yani sensör, kontrolör, robot gibi ürünlerin hem geliştirilmesi hem de uygulamasındaki yetkinlik. İkincisi de toplam entegrasyonu ve akabinde optimizasyonu sağlayan, siber güvenlikli yazılımlar konusundaki yetkinlik. Söylediğiniz gibi, her ikisi de bugünden yarına kazanılacak yetkinlikler olmayıp,  şimdiden uzun vadeli bir eğitim planlaması oluşturmak son derece önemlidir. Teknisyeninden mühendisine, yetkin kadrolar bu dönüşümün merkezinde yer alacaklardır. Gerekli insan kaynağının oluşturulması adına, eğitim camiası – sanayi işbirliği son derece önemli olup,  müfredatın sanayideki gelişmelerle uyumlu ve tamamlayıcı hale getirilmesi,  ve öğrencilerin mezun olmadan önce sanayide daha fazla aktif rol almaları avantaj sağlayacaktır.

      • Endüstri 4.0'a öncelikle hangi sektörlerde geçiş hızlı olacak?

      Üretim hacmi yüksek, hata toleransının düşük, esnekliğin önemli olduğu sektörlerde geçişin daha hızlı olacağını öngörmek mümkün. Her alanda bu konuya ilginin yoğun olduğunu görmekle beraber, otomotiv, gıda, beyaz eşya vb sektörlerin öncü olacağını düşünüyoruz.